Elif, Hisar, Hasanoğlu Anıt Mezarlarına Erdoğan Eli

0
1_s

Binlerce yıldır tarihe ve doğaya karşı dik duruşunu koruyan Elif, Hisar Hasanoğlu anıt mezarlarının restorasyon çalışmalarının yapılacağı müjdesini veren Gaziantep Ak Parti Milletvekili Mehmet Erdoğan “Binlerce yıllık kültür birikimiyle Gaziantep dünyanın en önemli tarihi kentleri arasında yerini alıyor. Bölgemizde nadir bulunan anıt mezarlarımızla ilgili fizibilite çalışmaları tamamlandı. Restorasyon işlemleri başlayacak” dedi.

Antik dönemlerde Kuzey Mezopotamya olarak bilinen dünyanın en önemli bölgesinde yer alan Gaziantep’in antik kentler, ören yerleri, kaleleri, höyük ve farklı kültürleri yansıtan çeşitli özellikleri gün ışığına çıkarılmaya ve turizme kazandırılmaya devam ediliyor.

Haberin Devamı…

Sanko Sanat Galerisi’nde Karma Sergi Açıldı

0
karma)

Gaziantep Vali Yardımcısı Mevlüt Kurban, düzenlenen her kültürel ve sanatsal etkinliğin, açılan her serginin Gaziantep’in ekonomik gelişmişliğine zenginlik kattığını söyledi.

Kurban, Sanko Sanat Galerisi’nde, Antalya’da yerleşik Ressam Hasan Kırdı Atölyesi sanatçıları Melek Çalışkan, Meral Oğuz ve Ali Osman Özirkin’in karma sergisinin açılışında yaptığı konuşmada, Gaziantep’te birbiri ardına sergiler açılmasından büyük mutluluk duyduğunu kaydetti.

Sanko Sanat Galerisi’nin, kentte her yıl onlarca serginin açılmasına vesile olduğunu anımsatan Kurban, “Güzel ülkemizin değişik kentlerinden sanatçıların Gaziantep’i tanımasına ve kültür-sanat ağı oluşmasına katkı sağlayan Sanko Sanat Galerisi, bu anlamda önemli bir görev üstlenmiştir” dedi.

Haberin Devamı…

Yemek Kitabında Bir Bakan

0
yemek-kitabinda-bir-bakan-

Gaziantep sevdalısı Tahir Tekin Öztan, Doğan Yayıncılık tarafından baskı işlemi tamamlanan ve dünya genelinde dağıtımına başlanan “Gelenekten Geleceğe Gaziantep Yemekleri” kitabında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin de “ekşili ufak köfte” isimli yemeği en iyi yapan kadın seçildiği için kitapta yer alıyor.

Beş yılı aşkın bir süredir çalışmaları süren ve geçtiğimiz günlerde tamamlanarak Doğan Yayıncılık tarafından basımı üstlenilen “Gelenekten Geleceğe Gaziantep Yemekleri” kitabının baskı işlemleri tamamlanarak ülke ve dünya genelinde dağıtımına başlandı. Herkesin evindeki en önemli eser olmaya aday olarak gösterilen kitap bir çok gazetenin köşe yazarlarının gündemine girdi. Hürriyet Gazetesi yazarlarından Mehmet Y.Yılmaz “Gelenekten Geleceğe Gaziantep Mutfağı” baylığıyla ülke gündemine taşıdığı kitapla ilgili olarak, “Çok zengin bir yerel mutfak kültürümüz var. Belki bunu söylediğim için bana kızacaklar olabilir ama bu yerel mutfaklarımız içinde en rafinesinin ve en zengininin Gaziantep mutfağı olduğunu düşünüyorum. Bir mutfağı geliştirip ileriye ve gelecek kuşaklara taşıyacak en önemli faktörlerden birisi de kuşkusuz ki lokantalardır. Evlerde pişirilen yemeklerin dört duvar arasından çıkarılması reçetelerin standardizasyonu ve geliştirilmesi için bu çok önemli ve Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış Gaziantep lokantaları bu gün başarıyla yerine getiriyor. Elbette Gazianteplilerin kentlerine ve annelerinin yemeklerine sahip çıkmasındaki kararlılıklarını da göz ardı etmemeliyiz. Bunun son örneği yeni yayınlanan bir kitap oldu. “Gelenekten Geleceğe Gaziantep Mutfağı” isimli kitap “Gaziantep mutfağı gönüllüsü” diye tanımlayabileceğim Tahir Tekin Öztan’ın beş yılda tamamladığı dev bir proje. Sahan Lokantalarının Yönetim Kurulu Başkanı olan Öztan Gaziantep’te evlerde pişirilen bütün özel reçetelerin peşine düştü. 1200 kadın ile görüştü. Bir jüri yapılan yemekler içinde yayınlanmaya değer olanları seçti ve bu kitap ortaya çıktı. Kitapta 420 ev kadınının verdiği 420 tarif var. Her yemeği en iyi yapan jüri tarafından seçilmiş ve tarifler o kadınlardan alınmıştır. Her yaştan ve her sınıftan kadınlar arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in de bir tarifinin olduğunu görmek beni şaşırttı. Şahin “ekşili ufak köfte” isimli yemeği en iyi yapan kadın seçildiği için kitapta yer alıyor. Tahir Tekin Öztan’ı ve onu bu işte yalnız bırakmayan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Şahinbey Belediyesi ve Şehitkamil Belediyeleri ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nü kutlarım. Mutfakları ile övünen diğer Anadolu kentleri için de örnek olur diye ümit ediyorum” diye köşesine taşıdı.

Dünyanın ve Türkiye’nin bir çok ünlü köşe yazarının röportaj yapmak için randevu talebinde bulunduğu “Gelenekten Geleceğe Gaziantep Yemekleri” kitabı yazarı Tahir Tekin Öztan da şunları söyledi:

“Şu an çok mutluyum. Bir projenin gerçekleşmiş olması ve hayalimdeki eserin yayınlanmış olması beni çok mutlu etti. Kitap lansmanıyla ilgili olarak önümüzdeki günlerde bir tanıtım programı İstanbul ve Gaziantep’te gerçekleştirilecektir. Birçok yazarımız konuyla ilgili röportaj yapmak, program yapımcıları kitabımızla ilgili TV programları düzenlemek istiyor. Bunları kitabın dağıtımının tamamlanmasının ardından önümüzdeki günlerde yapacağız. Gaziantep sevdamızla çıktığımız yolda bizlere destek veren herkese teşekkür ediyoruz. Ortada bir başarı varsa bu Gazianteplilerin özellikle Gaziantepli kadınlarımızın başarısıdır. Efsaneleşen Gaziantep mutfağının gerçek kahramanları annelerimizdir. Kendilerine teşekkür ederken Gelenekten Geleceğe Gaziantep Yemekleri kitabımızın Gazianteplilere ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
Doğan Yayıncılık tarafından basımı gerçekleştirilerek ülke ve dünya genelinde dağıtımına başlanılan Gelenekten Geleceğe Gaziantep Yemekleri kitabı kitapçıların raflarındaki yerini aldı. Gelenekten Geleceğe Gaziantep Yemekleri kitabının ayrıca Gaziantep Zeugma Müzesi, İl Kültür Müdürlüğü, Gaziantep Arkeoloji Müzesi ve Sahan Şirehan’da da satışa sunulacağı açıklandı.

Kaymaklı Katmer’in Ünü Artıyor

0
kaymakli-katmerin-unu-artiyor-

Antep fıstığı ve kaymakla süslenerek servis edilen Gaziantep katmeri, yurt dışına gönderiliyor.

Gaziantep’te, 150 yıldan beri katmer yapımını sürdüren ailenin üçüncü kuşak temsilcisi olan Özsimitçi, Bey Mahallesi’ndeki küçük işletmesinde sabahın ilk saatlerinde katmer yapımına başlıyor. Mesleğine tutku ile bağlı bir usta olarak, sadece katmerin yapımı ve satışının değil, tanıtımını da düşündüğünü dile getiren Özsimitçi, katmerin, sadece bölge insanı tarafından değil, Gaziantep’e gelen yerli ve yabancı turistler tarafından da ilgi gördüğünü belirtti.

Özsimitçi, Gaziantep kahvaltı geleneği katmerin yurt içinde ve özellikle de yurt dışından çok büyük talep gördüğünü söyledi.

Gaziantep mutfağının çeşitliliğine dikkat çeken Özsimitçi, Gaziantep katmerinin en önemli özelliğinin taş fırında pişmesi olduğunu ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:

”Kullanmış olduğumuz malzemelerin özel oluşu, taş fırındaki pişirim tekniği, Gaziantep kaymaklı katmerini özel kılıyor. Katmerin ana ham maddesi hamurdur. Sert buğdaydan yapılan un, çok iyi bir şekilde yoğrularak maharetli ustalar tarafından çok ince açılır. Daha sonra da açılan bu hamurun içine özel yapılmış sahan kaymağı, Antep fıstığı ve şeker konularak üstü kapatılarak taş fırında pişirilir. Bu da özellikle damak zevkine düşkün insanlar tarafından tercih ediliyor. Bu damak lezzetini en uzak ülkelere kadar tattırmaya devam ediyoruz.”

Avrupa Birliği ülkelerine katmeri sevdirdiklerinin altını çizen Özsimitçi, Almanya, Fransa, İngiltere, Yeni Zelanda ve Amerika’ya kadar kargoyla katmer gönderdiğini bildirdi.

Gaziantep’e gelen İrlanda, Avustralya, Çin, Kore ve Japon vatandaşlarına da katmeri tattırdığını anlatan Mehmet Özsimitçi, ”Açımı ve yapımı için talepler aldık. Katmer, Gaziantep’e özgü olduğu için ustalık gerektiriyor. Gaziantep’e gelerek bu lezzeti tadan yabancı turistler, ülkelerine döndükleri zaman bize ulaşarak sipariş veriyor. En hızlı şekilde göndermeye çalışıyoruz. Katmer ulaştığı anda tüketilmelidir. En fazla 5 gün içerisinde yenilmelidir. Çünkü içerisinde kaymak var, bozulabilir” diye konuştu.

-Katmer nasıl yapılır?

Sert buğday unundan elde edilen hamur yumak haline getirilir. Bir gün dinlendirildikten sonra yumak, merdane ile açılır. El ustalığıyla geniş bir şekilde açılan hamur çok ince hale geldikten sonra içerisine kaymak, şeker, Antep fıstığı konulur. Zarf biçiminde katlanır ve üzerine çok az yöresel sade yağ sürülür. Özellikle taş fırında meşe odununda pişirilir. 5-6 dakika pişince fırından alınıp üzerine Antep fıstığı serpilir ve servise sunulur.

“Ta Ezelden Taşkındır… Antep…” Kitabı Tanılacak

0
ANTEPafis4.indd

Konuklar:

Tanıl Bora,
Mehmet Nuri Gültekin,
Kemal Bakır,
Meltem Karadağ,
Emin Baki Adaş,
Osman Elbek,
Suavi Aydın,
Ayşen Uysal,

Kitap yazarlarının katılacağı etkinlik İletişim yayınları ve Kırkayak Sanat Merkezi tarfından düzenleniyor…..

Tarih: 15 Ekim 2011 Yer: Ömer Ersoy Kültür Merkezi Saat :13.00

Antep’i Anlamak – Kemal Vural Tarlan (Üçüncü Göz Dergisi)

Son yıllarda okuyucuların “kent kitapları”na olan ilgisi artmış olacak ki yayınevleri bu türden kitapları yayınlamaya hız verdi. Kitaçı raflarındında hızla yer alan bu kitaplar, kenti anlamamızı, kentin tarihsel süreç içerisindeki değişimini ve dönüşümünü anlamamız için okuyucuya – kentliye kılavuzluk eder. Bu gün kent kitaplarının büyük bir çoğunluğu “kent güzellemesi” yapsa da, özellikle son dönemde İletişim yayınlarının “memleket kitapları” kapsamında çıkardığı kitaplar hem kapsam hem de içerdiği konu başlıkları ve ağırlıklı olarak akademiden yazarların katkılarıyla önemsenmeyi hak ediyor.
“Ta Ezelden Taşkındır…” Antep kitabı yine iletişim yayınları arasından yayınlandı. Antep üzerine son yıllarda yazılan kitaplardan farklı olarak ; tarihsel – sosyal coğrafyası, etno-kültürel yapısı, sınıf – sermaye yapısı, mimari dokusuyla kenti irdeleyen, bir bütün olarak “kenti yeniden ayakları üzerine oturtan” derinlikte bir içerik sağlıyor. Bunun nedeni yazarlarının çoğunlukla sosyoloji kökenli akademisyenler olmasının yayında, bilimsel veriler ışığında kalem oynatan bilim insanları olmaları ve gerçeğin peşine düşüp, verilere eleştirel bakabilme cesareti gösterebilmeleri sanırım…
Yüzlerce sayfalık bu derleme çalışma “Antep’in” Türkiye‘de ve dünyada algılanmasına derinlikli bir katkı koyacak konu başlıkları içeriyor. Kitap Antep’i anlamya ve anlatmaya çalışırken son yıllarda ki kenti popülerleştirme kaygısının dışında, uzunca yıllardır yazlı ve görsel kültürün popülerleştirme rüzgarından etkilenen kent algısına da müdahlede bulunup, baklava – kebap, bakır- fıstık, marka kent gibi sanal alıgıları bu alanlarla ilgili tartışma – eleştiri başlatma iddası da taşıyor…
Bu gün “Antep denince” zihinlerde uyanan bir kaç çağrışım var ki; bunlar bence bu bir yanılsamadan ibaret olan “yeme –içme ve mutfak kültürü (ki son yıllarda içme tarfı hızla törpülenmektedir) aslında bu kenti dışarıya karşı buhulu bir örtü görevi görüp, sanal Antep imgesi oluşturmaktaydı. Kitap; yemek ve mutfak kültürne dair “son derece elerştirel ve ayakları yere basan” Musa Dağdeviren’in makalesi ile bu sis dağıtılmaya çalışılıyor.
“Büyük yazar Orhan Kemal, “Antep” denince aklına her şeyden önce kırmızı ve yeşilin geldiğini yazmış: “Toprağı kıpkırmızı, üstündeki bitki yemyeşil…” Onunla beraber tabii fıstık gelirmiş aklına… siyah üzüm… cartlak kebabı, sarımsak kebabı… rakı, şarap… Ve tabii “Gazi” adını getiren “kahramanlık”…Çağrışımları, imgeleri, mitleri bol, renkli bir yer Antep. Etno-kültürel yapıyı, aşiretleri, Barakların ‘oturuşunu’, göçlerin etkilerini inceliyor… 16. yüzyıl eşrafından günümüz sermayesine, kapitalizmin Antep’e nüfuzunu; zengin vitrinin ve ‘marka şehir’ imgesinin berisindeki yoksulluğu görüyoruz – özellikle kadınlar ve çocuklar üzerinden… “Ağalara, sömürücülere karşı” kalkışanlardan muktedirlerin siyasetine dek, Antep’in politik yaşamına bir bakış da eksik değil. Ayrıca Antep’in edebiyatçıları… Kırmızı-siyah Gaziantepspor… Elbette Orhan Kemal’in bereketli ve ehlikeyif Antep imgesinde de sağlam bir yeri olan mutfak kültürü… Ve “Antep diye uğrun uğrun ağlamak”la “Goncalarla süslüdür yolların Antep senin” aralığında izlenimler, hatıralar… ve Mezher Yüksel’in katkılarıyla…”

Dülük Kültürlerin Buluşma Noktası

0
duluk4

Dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Dülük Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarının sona ermesiyle birlikte kazılarda gelinen son noktayla ilgili, bilgi vermek için Kazı Başkanı Prof. Dr. Engelbert Winter, Başkan Fadıloğlu’nu makamında ziyaret etti.

Prof. Dr. Winter; “ Başkanımız Bize Her Zaman, Her Konuda Yardımcı Oluyor”

Kazı çalışmalarının bu dönem sonuna geldiklerini dile getiren Kazı Başkanı Prof. Dr. Engelbert Winter; “ Şehitkamil Belediye Başkanımız bize lojistik destek konusunda her zaman yardımcı oldu. Kazılarımız bu dönem sona gelindiği için başkanımızı ziyaret etmek istedik. Bu ziyaret beni çok mutlu etti. Ortak çalışmamız sayesinde yine oldukça iyi bir sezon geçirdik. Başkanıma ve ekibine bizi yalnız bırakmadıkları için sonsuz teşekkür etmek istiyorum” dedi.

Başkan Fadıloğlu; “ Çıkan Eserler Gaziantep Müzesine Teslim Edildi”

2 Aylık sürede 50 kişilik bir ekip ile kazı çalışmalarının sonuna gelindiğine değinen Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu; “ Bu yapılan çalışmalarda ortaya çıkan eserler Gaziantep Müzesine teslim edildi. Yapılan araştırmalar neticesinde toplanan dokümanlar, incelenmeye tabi tutulacak. Bunların neticesinde kazı yaptığımız yer olan Dülük Antik Kenti’nde hangi medeniyetlerin hangi tarihlerde neler yaptığını ve mimari unsurlarla buradaki yaşam tarzları olarak neler kullanıldığını gözlemlemek adına sıkı bir mutfak çalışması yapılacak” dedi.

Başkan Fadıloğlu; “Bu Kazılar Özel Hassasiyet İstiyor”

Prof. Dr. Engelbert Winter Kazı Başkanlığında Dülük Antik Kenti’nde güzel sonuçlar aldıklarına da değinen Başkan Fadıloğlu; “Uzun yıllardır kazı çalışmaları devam ediyor, hala sonuç alınamadı gibi yaklaşımlar oluyor. Dünyada Yüzyıllık kazı yapılan yerler var. Bu kazılar özel hassasiyet isteyen konular, olması münasebetiyle iş makinesi ile değil ellerle yapılıyor. Alman Münster Üniversitesi tarafından yapılan bu kazı çalışmaları bu yıl olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da devam edecek. Bizim bu kazı çalışmalarının içinde bulunmamız doğru değildir. Ancak kendi bölgemizde olduğu için, çalışmalara lojistik destek veriyoruz. Şartları daha elverişle hale getirmek ve burada huzurlu rahat bir ortamda çalışma yapmalarına gayret ediyoruz. Ben tüm ekibe Kazı Başkanı Prof. Dr. Engelbert’in şahsında teşekkür ediyorum. İnşallah bu çalışmalar neticelenir ve ortaya çıkan raporlar tarihe, Dünya kültür mirasına ışık tutar” dedi.

Lider Öyle Olmaz, Böyle Olur

0
LİDER ÖYLE OLMAZ, BÖYLE OLUR

Yazar Sevinç Engin, Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun, “her işi en iyi şekilde yapmaya çalışan örnek bir lider” olduğunu söyledi.

Yöneticilik ve liderlik üzerine çalışmalar yapan ve daha önce İdare Etmek mi? Yönetmek mi? kitabını yazan Sevinç Engin, son kitabı “Lider Öyle Olmaz Böyle Olur – Yön Veren Liderler İle Liderlik Üzerine” adlı kitabını, görüşlerini değerlendirdiği Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’na imzalı olarak sundu.

Konukoğlu, böylesine önemli bir kitapta görüşlerine yer verilmesinden mutlu olduğunu belirterek, “Paylaşmak mutluluktur. Bilginizi, tecrübelerinizi ve diğer olanaklarınızı, milletin ve ülkenin huzuru, refahı ve mutluluğu için paylaşmak gerekir” dedi.

Her platformda, özellikle üniversite öğrencileri ile bir araya geldiğinde deneyimlerini aktarmaya özen gösterdiğine dikkati çeken Konukoğlu, “Bilenlerin, yaşayarak tecrübe sahibi olanların anlatması çok önemli ama dinleyenlerin öğrenmeye ve anlamaya kendilerini programlamaları da en az onun kadar önemli” diye konuştu ve kitabında kendisinin görüşlerine yer veren Engin’e teşekkür etti.

LİDERLİK
Kitabında aralarında Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun da bulunduğu siyaset, ekonomi, bilim ve basın dünyasından 120 ismin liderlik konusundaki deneyimlerine yer veren Engin, “Liderlik bir yaşam felsefesidir. İcra kurulu başkanları, yöneticiler büyük liderler olabilecekleri gibi, yardımsever öğretmenler, bilim adamları, şefkatli anneler de büyük liderler olabilir” saptamasını yaptı.

Liderlerin alanı “gelecek’tir diyen Engin, liderlerin eşsiz mirasının, zaman içinde “ayakta kalan saygın kuruluşlar” olduğuna dikkati çekti.

“Kitabın, kuruluşlarında değişimleri yönetmede payı olan herkes için uygulamaya dönük ilham alınacak bir kaynak olarak hazırlanmaya çalışılmıştır” diyen Engin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu çerçevede; anlamlı fark yaratacak cesaret ve gayrete sahip olan kişilerin fikirlerini göstererek, cesaretin, azmin ve kararlılığın önemini vurgulamaktadır. Kitap, liderlik ve insanların liderliği nasıl uyguladığı ve süreç içinde nasıl lider haline geldikleri ile ilgilidir. İçerikte, hayatın her alanından önemli sonuçlar elde etmiş insanların yaşam başarılarını bulabilirsiniz.

Liderlerin ne yaptıklarını açıklamak, liderlik uygulamalarını destekleyen temel ilkeleri ortaya koymak, her uygulamayı gerçekleştiren kişilere ilişkin gerçek örnekleri vermek ve söz konusu bu ve geliştirebileceğinize dönük öneriler sunmak üzere kitabı hazırladık. Araştırdığımız liderler birlikte çalıştıkları insanları, gerçekten önemsiyorlar ve genellikle işyerlerini bir topluluk, birlikte çalıştıkları kişileri de bir aile olarak görüyorlar. Bu fikirleri, liderlerin işbirliğini nasıl geliştirdiklerini ve etkin ekipleri nasıl oluşturduklarını inceledik, gördük, keşfettik.”

Kitabında liderlerin, insanların ellerinden gelenin en iyisini yapmasına imkân sağlayan ortamı nasıl yarattıklarını gösterdiklerini ve kendi hayatlarından sorumlu olmalarını sağlamak için neler yaptığını ve yardımcı unsurları nasıl birer lider haline getirdiklerini açıkladıklarını kaydeden Engin, “Her zaman olduğu gibi, ya iyi yapmayı ya da hiç yapmamayı bilmek gerekir. Amacımız hayatın her adımındaki başarılı insanların tecrübelerini aktarabilmek ve kendimize bir pay, bir ders çıkarabilmektir. Bu kitap hayatın her aşamasındaki insanlar içindir” diye konuştu.

NEDEN ABDULKADİR KONUKOĞLU
Engin, kitabında Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’na niçin yer verdiğini ise şöyle açıkladı:

“Ülkemize her alanda yaptığı ve halen yapmakta olduğu sayısız hizmetler ile başarılarına başarı katmaktadır. Her işi en iyi şekilde yapmaya çalışan örnek bir liderdir. Bu anlamda öneri, tecrübe ve bilgi birikimlerini aktarabilmek, kendimize bir model almamızda ve ders çıkarabilmemizde bir ışıktır kendisi.”

Cenani Konağı Açıldı

0
445-Cenani_Konağı_(4)

Restorasyonu tamamlanan Bey Mahallesindeki “Gaziantep Üniversitesi Cenani Konağı Kültür Sanat Merkezi”nin açılışı düzenlenen törenle gerçekleştirildi.

Açılış törenine; Vali Yardımcısı Mevlüt Kurban, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, Gaziantep Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Fahrettin Göğüş ve Prof. Dr. Mehmet Koruk, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Cahit Bağcı, Şehitkamil Kaymakamı Mehmet Aydın, Gaziantep Üniversitesi Genel Sekreteri Ercan Eroğlu, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Fuat Özçörekçi, Prof. Dr. Asım Cenani ve aile yakınları ile çok sayıda davetli katıldı.

Törenin açılış konuşmasını yapan Vali Yardımcısı Mevlüt Kurban, Gaziantep’in kültürel zenginliğine değinerek; bu binalar gelecek nesillere ulaştırılmak için bize emanet edilen mekanlar olduğunu söyledi.
Kurban, “Şu güzellik sadece bizim jenerasyonumuzla yok olup gitmemeli. Bizden sonrakilerde bu güzelliği doya doya tatmalı ve kendi fonksiyonları doğrultusunda kullanmalı. Burası insana tarihe yolculuk yapmış gibi geliyor. Ne olursa olsun Gaziantep bu konuda gerçekten gurur duyulacak ilimiz. Sadece tek tek binalar değil kocaman mahalleleri aslına uygun onararak, insanımızın gelecek nesillerin hizmetine sunulmaktadır. Bu bizlere kıvanç veriyor. Özellikle ortaya çıkarılan mekanlar sanat için, kültür için yapılıyorsa bunun anlamı çok daha büyüktür. Gaziantep ekonomik zenginliğinin yanında, kültürel zenginliği yakalayamazsa bu ekonomik zenginlik günün birinde yok olup gidecektir” şeklinde konuştu.

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun, “Biz burayı birkaç yıl öncesinden ilk gördüğümüzde burası nasıl bir tesis olur diye hayal kurmaya başlamıştık. Her tarafı kırık, dökük, yok olmuş çok kötü bir vaziyetteydi. Burası güzel bir tesis, bir sanat merkezi haline gelebilirdi. Daha sonra arkadaşlarımızla birlikte yoğun bir mesai içerisine girdik. Gaziantep Üniversitesi olarak kültür ve sanat kalemine bütçe alabilen, o konuda bir kalem ve kaynak oluşturan Türkiye’deki birkaç üniversiteden biriyiz. Aldığımız bu paraları çok iyi bir şekilde projelendirerek bu tesisin ortaya çıkmasını sağladık. Her şeyden önce şunu söylemek istiyorum. 150 Yıla yakın geçmişi olan böyle bir evi, böyle bir konağı Gaziantep’te herkesin artık gıptayla bakabileceği bu konağı bağışlayan Ali Cenani ile tüm Cenani ailesinin mensuplarına, özverili çalışmalarından dolayı Metin Karadağ’a ve Burcu Nakıboğlu’na yürekten teşekkür ederim” şeklinde konuştu.

“Üniversiteler sadece eğitim yuvası değildir” diye konuşan Prof. Dr. Coşkun, “Üniversitelerde elbette iyi eğitimin yanı sıra dokuyla bütünleşmek, hayata dokunmak, nefes alan bir üniversite ortaya koymak için çalışıyoruz. Şehirde her yerde nefesimiz hissedilsin istedik. Bütün alanlarda, bütün projelerde var olmaya çalıştık. Sanayiden sosyal projelere, eğitimden sanata kadar istedik ki üniversitenin eli değsin. Burada bir sanat merkezine kavuştuk. Bu kültür sanat merkezi Gaziantep’te çok sanatsever insanın ev sahipliğini yapacak. Birçok insan burada bir şeyler öğretecek ve katkı ortaya koyacak. Bütün bunlar için biz Gaziantep Üniversitesi olarak açığız” ifadesinde bulundu.
Gaziantep Üniversitesinin son zamanlarda şehre çok güzel değerler kattığını belirten Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, “Gaziantep Üniversitesinin her projesinde ayrı bir heyecan duyuyoruz. İsimlerini sayamadığımız arka arkaya birçok proje hayata geçiyor. Geçtiğimiz hafta uluslar arası tıp kongresini hep birlikte açtık. Gaziantep Üniversitesi çok önemli bir kongreye imza attı. Bugünde Gaziantep’e değer katacak çok önemli bir tesisi hizmete açıyoruz. Kendilerine teşekkür ediyorum” ifadesinde bulundu.

Cenani ailesi adına konuşma yapan Prof. Dr. Asım Cenani, “Bugün benim en mutlu olduğum günlerden birisi. Aslında buranın yapılmasında biraz geç kaldık. Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun’un sayesinde çok kısa bir zamanda tamamladık. Bu binayı bize kazandırdılar. 1830’lardan itibaren Mehmet Cenani Efendiden başlar bu konak. Büyüklerimiz zamanında eğitim açısından katkılarda bulunmuşlardır” diye konuştu.
Konağın restorasyonunda emeği geçenlere teşekkür eden Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Fuat Özçörekçi, “Burada olduğum için mutluyum. Bu sokaklarda çocukluğu geçmiş biri olarak bu heyecanı paylaşmak çok güzel bir duygu. Emeği geçen Cenani ailesine ve Gaziantep Üniversitesine çok teşekkür ediyorum. Gaziantep’in bir kültür, turizm kenti olması konusunda verilen her emek çok büyük bir değer katıyor bizlere. Bu vesileyle sadece eğitim öğretim değil kültür hayatına da yapmış olduğu katkılardan dolayı Gaziantep Üniversitesine çok teşekkür ederim” diye konuştu.

Gaziantep kültürüyle ilgili çalışmalar yapan Yazar Akten Köylüoğlu, Gaziantep’in kültürel değerlerine sahip çıkan bütün insanlara teşekkür ettiğini belirtti. Gaziantep’in geçmişten bugüne her türlü kültürün Gaziantep’te odaklandığını ifade etti.

Açılış konuşmalarının sonrasında Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Yavuz Coşkun tarafından Prof. Dr. Asım Cenani, Zeynep Nebile Hacıhanefioğlu, Mehmet Yavuz Cenani’ye, Vali Yardımcısı Mevlüt Kurban tarafından Olcay Bayram ve Mehmet Taylan Bayram’a, Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer tarafından Halide Meral Dai ve Leyla Dai’ye, Gaziantep Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahrettin Göğüş tarafından Osman Keyvan Bayram ve Halide Aral’a, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Koruk tarafından Ahmet Necati Dai, Rıza Cenani ve Emine Cenani adına torunları Ökkeş Güzelbey’e, ayrıca Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ziya Bayraktaroğlu ve Üniversitemiz Avukatı İbrahim Satıl’a plaket takdim edildi.

Tarih Gün Yüzüne Çıkıyor

0
tarih-gun-yuzune-cikiyor-manset

Uzun yıllar bir iplik fabrikasının deposu olarak kullanılan ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin yol çalışması sırasında fark edilen Aziz Bedros Kilisesi, şimdilerde özel konserler, toplantılar ve nikahlar için tercih edilen bir mekan haline geldi. Öte yandan Fevkani Kilisesi Müze olacak

Kent merkezindeki bir iplik fabrikasının içinde uzun yıllar gizli kalan, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin yol çalışması sırasında ortaya çıkarılan Aziz Bedros Kilisesi, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla tescillendi.

Kilise, mülk sahibi ile yapılan görüşmeler sonucunda Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alındı. Fabrika içinde kaldığı ve üzeri betonla örtüldüğü için büyük oranda mimari yapısını koruyan kilise için daha sonra röleve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlandı.

Projelerin Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından onaylanmasının ardından Aziz Bedros Kilisesi, 700 bin lira harcanarak restore edildi.

Restorasyonun yanı sıra kilise çevresinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından çevre düzenleme çalışmaları gerçekleştirildi.

Restorasyonu, 2008 yılında tamamlanan kilise Ömer Ersoy Kültür Merkezi olarak hizmet veriyor.

Ömer Ersoy Kültür Merkezi şimdilerde özel konserler, toplantılar ve nikahlar için tercih edilen bir mekan haline geldi.

Şimdiye kadar kültür merkezinde Mavi Siyah Flamenko Topluluğu, Slovenya’dan gelen GEMAJ Grubu, Ezgi Saydam, Japonya’nın geleneksel Koto müzisyenleri gibi birçok grup, topluluk ve sanatçı seçkin konserler sundu.

FABRİKA DEPOSUNDA KİLİTLİ KİLİSE

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Gaziantep’in Dülük’ten çıkan harabelerdeki tabletlere bakıldığında yaşayan en eski yerleşim birimlerinden olduğunu söyledi.

Gaziantep’e bir vizyon biçtiklerini, tarih ve kültür şehri olan kentin sadece baklava, lahmacun ve kebabıyla anılmaması gerektiğini düşündüklerini ifade eden Güzelbey, şöyle konuştu:

”Onun için de şehir merkezini tarihi dokunun içine getirmek başta olmak üzere birçok tarihi eseri restore edip şehrimizi turizm pastasından pay almasını sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü şehrimizde değişik medeniyetlerden kalma birçok eser var. Aziz Bedros Kilisesi bilinmeyen bir kiliseydi. Envanterde ve müze kayıtlarında yoktu. 1927′de Gaziantepli Ömer Ersoy, Berlin Teknik Üniversitesi’ni bitirmiş. Gelmiş demiş ki, ‘ben bir fabrika kuracağım’, devletten yer istemiş, kilisenin yanındaki araziyi vermişler, bu kiliseyi de depo olarak vermişler. Onlar da orada bir depo kurmuşlar. Sonra fabrika 1975′te kapanmış, aile İstanbul’a göç ederken burası tahrip olmasın diye dört tarafını örmüş üstüne de bir beton atmış. Fabrikanın deposunda kilitlenmiş bir kilise. Biz orada bir yol çalışması yapıyorduk, tesadüfen birisi geldi söyledi. Gittik burayı satın aldık, tabii büyük bir prosedür, büyük bir zorluk kilisenin restorasyonu. Biz burayı belediye olarak Valiliğin desteğiyle restore ettik ve kentimize kültür merkezi olarak kazandırdık.”

AZİZ BEDROS KİLİSESİ

19. Yüzyılın ilk yarısında yapıldığı tahmin edilen kilise, doğu batı yönünde uzanıyor ve iki ana giriş kapısına sahip. İki ana giriş kapısı arasında yer alan ve oldukça tahrip olan kitabeye göre, Aziz Meryem’e adanmış olan kilise, 8. Patrik Bedros Krikor Katolikos başkanlığında yapılmış. Kesme taştan yapılan kilisede pembe mermer ve bazalt taş süsleme elemanı olarak kullanılmış. Kilisenin girişinde niş içlerinde ve pencerelerde yer alan kuş, melek figürleri ve çam ağacı, haç motifleri yer alıyor.

FEVKANİ KİLİSESİ, MÜZE OLACAK

Gaziantep Nizip ilçesindeki Fevkani Kilisesi’nin restorasyonu ise Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildi. Restorasyonun tamamlanmasının ardından Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nce Nizip Kaymakamlığına devredildi.

Nizip Kaymakamı Yaşar Karadeniz, Fevkani Kilisesi’nin restorasyonu için 220 bin 685 lira harcandığını belirtti.

Kendilerine devredilmesinin ardından kiliseyi turizme kazandırmak için çalışma başlattıklarını dile getiren Karadeniz, şöyle konuştu:

”Şu an itibariyle Nizip Belediyesi kilisenin etrafındaki evlerle ilgili kamulaştırma çalışması yürütüyor. Nizip kaymakamlığı olarak Fevkani Kilisesi ile ilgili yapılan çalışmaları yakından takip ediyoruz. Gerek çevre düzenlenmesi gerek kilisenin iç fonksiyonlarıyla ilgili anda projeler hazırlandı ve İpekyolu Kalkınma Ajansı’na sunuldu. Projelerin kabul edilmesi halinde kiliseyi müze, çevresini ise tek tip satış stantlarının olduğu bir turizm alanı haline getirmek istiyoruz.

Nizip Zeugma ve Rumkale gibi iki büyük değere sahip bir ilçe. Ancak bu değerler ilçeye uzakta. Bu iki turizm alanını gezmeye ve görmeye gelen yerli ve yabancı turistlerin ilçeyi gezmesi de bizim için çok önemli. Fevkani Kilisesi burada devreye girecek. Müze haline getirilecek kilisenin Nizip turizmine katkıda bulunacağına inanıyoruz.”

FEVKANİ KİLİSESİ

Fevkani Kilisesi arkeoloji raporları, kilisenin minaresi, iç kısmında kalan izler ve fresklere bakılarak 6. yüzyıl, vakıf kayıtlarında ise 12. yüzyılda tarihlendirilmekte. 1800′lü yıllarda camiye çevrilen ve yüzyıl boyunca böyle kullanılan kilise, 1904 tarihinde yaptırılan Molla Ahmet Cami ve 1888 tarihinde yaptırılan Şıhlar Camisi’nin ibadete açılmasıyla terk edildi. 1960′a kadar taştan bir avlu ile çevrili olan kilisenin çevresi daha sonra briketten bir duvarla çevrildi.

Kilise, 1970-1971 yıllarında belediye ambarı olarak kullanılmış, 1971 yılında ise tabanı betonla sıvanarak TEKEL’e kiraya verilmiştir. 1985 yılına kadar Nizip Belediyesi’nin mülkiyetinde olan kilise, daha sonra Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildi. Kilise, 1985 yılında kuzeybatı köşesine bir minare eklenerek camiye çevrilmek istenmiş, ancak Vakıflar Genel Müdürlüğünün izin vermemesi üzerine minare yarım bırakılmıştır.

Süleyman Düveroğlu Kültür Evine Yoğun İlgi

0
kultur1

Şahinbey Belediyesi bünyesinde hizmet veren vatandaşların ücretsiz olarak faydalandığı Süleyman Düveroğlu Kültür evi’ne öğrenciler yoğun ilgi gösteriyor.  Sosyal ve kültürel alanda üyelik sistemi ile hizmet veren ve bin 100 devamlı üyesi bulunan Süleyman Düveroğlu Kültür evi,  5 binin üzerinde kaynak bulunan kütüphanesi, okuma-yazma odası, internet odası, etüd ve şark okuma odası ile hizmet veriyor.

Şehitler Caddesi üzerinde Gaziantep Savaş Müzesi karşısında her yaşta vatandaşın faydalanma imkanı bulduğu Süleyman Düveroğlu Kültür evindeki imkanlardan ücretsiz olarak faydalandıklarını ifade eden Zehra Öztürk ve Özgür Günsoy, “okul sonrası buraya gelerek kitap okuyoruz. Her konuda rahat bir şekilde araştırma yapma imkanı buluyoruz. İnterneti rahat bir şekilde kullanıp, ödevlerimizi yapıyoruz. Boş zamanlarımızda satranç oynuyoruz. Böyle bir imkanı bize sunan Şahinbey Belediyesine teşekkür ediyoruz.”dediler.

 

12

Kategoriler

Reklam

Google Reklamları

The forecast for Gaziantep by Wunderground for WordPress