Sabahları Görülen Öksürük Nöbetleri KOAH’a İşaret Edebilir

0
KOAH-görsel

Özellikle kış aylarında ve sabahları ortaya çıkan inatçı öksürükler, balgam şikayetleri ve nefes darlığı… Son derece tehlikeli bir solunum yolu hastalığı olan KOAH, tüm dünyada hızla yayılmaya devam ediyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. İlkay Keskinel, “16 Kasım Dünya KOAH Günü” öncesinde KOAH hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

İki hastalık bir arada

KOAH, “Kronik Obstrüktif (tıkayıcı) Akciğer Hastalığı” kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Hava yollarının ilerleyici ve kalıcı tıkanıklığını temsil eder. KOAH, aslında “kronik bronşit” ve “amfizem” gibi iki ayrı hastalığı tanımlamaktadır. Kronik bronşitte, hava yollarında sürekli bir iltihap söz konusudur ve balgam üretimi artmıştır. Amfizemde ise, hava keseleri arasındaki duvarlarda harabiyet vardır. Normalde bir üzüm salkımına benzeyen hava kesecikleri yer yer birleşerek, işlev görmeyen ölü hava boşlukları haline gelmiştir. Amfizem ve kronik bronşit sıklıkla bir arada bulunabilirler.

KOAH’ı tanımak için…

KOAH gibi halk arasında pek de bilinmeyen bir hastalığı anlamadan önce, hava yollarını anlamak gerekir. Soluk borusu, önce ana bronşlara, sonra da daha küçük bronşçuklara dallanır. Bu bronşçukların ucunda hava keseleri bulunur. Hava keselerinin etrafında ise damarlar yer alır. Soluk borusundan alınan havadaki oksijen, bu hava keselerinin etrafında yer alan damarlar yoluyla kana geçer; kandaki karbondioksit de aynı yolla hava keseleri, oradan da nefes borusu ile dışarı atılır. KOAH hastalığında normalde esnek olan bu hava keseleri ve hava yolları bu özelliklerini yitirmektedir.

Normal öksürük ve balgam yoktur

Sigara içen pek çok kişi, öksürük ve balgam şikayetlerinin normal olduğunu düşünür. Oysa “normal öksürük” veya “balgam” yoktur. Bu tür yakınmalar, mutlaka bir soruna işaret eder. Sigara içen kişilerin yakınmalarını önemsememeleri nedeniyle, pek çok hasta aslında KOAH’lı olduğunu bilememektedir. Sonuç olarak hastalıkların tanı ve tedavilerinde gecikmeler yaşanmaktadır.

Sigara sizi KOAH adayı yapar

KOAH’ın en önde gelen nedeni sigaradır. Sadece sigara değil, diğer tütün ürünlerinin (puro, pipo…) kullanımıyla da KOAH gelişebilir. Kişi kendi içmeden, sigaraya pasif olarak maruz kalınmasıyla bile KOAH gelişebilir. Çok daha nadir olarak doğuştan gelen bazı sebepler ya da ısınma amaçlı tezek yakılması, kimyasal dumanlar, madende çalışma gibi nedenler de KOAH’a yol açabilir.

Yıllardır sigara içiyorsanız

Sürekli öksürük, sık sık balgam çıkarma, nefes darlığı, hırıltı gibi yakınmalarınız varsa ve uzun yıllardır sigara içiyorsanız, siz de bir  “KOAH” adayı olabilirsiniz. Hastalığın tanısında gecikmemek için, bir göğüs hastalıkları hekimine başvurmalısınız. Hastalığınızın ilerlemesini durdurmak için alacağınız bu önlemler, daha kaliteli bir soluk ve sonuçta daha kaliteli bir hayat anlamına gelmektedir.

KOAH riskinizi belirlemek için…

Pratik bir solunum fonksiyon testi ile KOAH riski belirlenmektedir. Solunum fonksiyon testinden önce, test yapılacak kişinin boyu, kilosu ölçülür; doğum tarihi ve cinsiyeti kaydedilir. “Spirometre” adı verilen cihazda, bir “ağız parçası” bulunur. Bu parçaya tek kullanımlık bir ağızlık takılır. Kişinin burnu bir mandalla kapatıldıktan sonra, ağız aparatını eline alır ve teknisyenin yönlendirmesiyle ağızlığın içine nefes alıp verir. Test, en az 2-3 kez tekrarlanmalıdır. Cihaz, kişinin soluk kapasitesini ölçer ve bunu aynı yaş, ırk, boy, kilodaki sağlıklı ve normal kişilerin değerleri ile karşılaştırır. Buna göre, test yapılan kişinin soluk kapasitesi hem bir grafik, hem mutlak değer, hem de normale göre yüzdesel olarak rapor halinde elde edilir. Sonuçlar, bir göğüs hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Gerekli görülen durumlarda “reversibilite testi” adı verilen ilaçlı test uygulanır. Testten sonra hastaya nefes açıcı sprey verilir, 15 dakikalık bir ara sonrasında test tekrarlanır. İlaç sonrası solunum kapasitesinde ne kadar düzelme olduğu kaydedilir. Solunum testinden önce ağır yemek yenilmemeli, mümkünse sigara ve alkol içilmemelidir. Testten yarım saat öncesinde de ağır egzersizden kaçınmak gereklidir.

Tedavide ilk basamak sigarayı bırakmaktır

KOAH’ın tedavisinde ilk basamak, sigaranın bırakılmasıdır. Bunun yanında, nefes açıcı tedaviler, enfeksiyon hastalıklarının önlenmesi, sağlıklı ve düzenli beslenme de önem taşır. KOAH’lı hastalar, mikrobik solunum yolu hastalıkları geçirdiklerinde, KOAH’ları alevlenebilir; bu yüzden, her yıl grip aşısı yaptırmaları, özellikle kış aylarında el hijyenine uymaları ve sık sık ellerini yıkamaları, hasta kişilerle temastan kaçınmaları önerilir. KOAH’lı hastanın sadece kendisi değil, bulunduğu ortamdaki kişiler de sigara içmemelidir. Hastalığın ileri safhalarında, sürekli oksijen kullanımı gerekebilir.

“Çocuklarda Alt Islatma” Konulu Konferans

0
Dr. Bülent ÇEKEM

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde halka açık konferanslar kapsamında 19 Kasım 2011 Cumartesi günü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Medeni Asma ve Psikiyatri Uzmanı Dr. Bülent Çekem tarafından “Çocuklarda Alt Islatma” konusu anlatılacak.

Konferansta çocuklarda alt ıslatmanın patolojik ve psikolojik nedenleri, tanı konulnası ve tedavi şekli konularında bilgiler verilecek.

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde Cumartesi günü saat 10.00’da düzenlenecek konferansa, dileyen herkes davetiyesiz katılabilecek.

30 Yıl Sonra Parmaklarına Kavuştu

0
parmak

Gaziantepli 34 yaşındaki Ahmet Bakır 4 yaşındayken bir kahve fincanının üstüne düşünce sağ elinin 3 parmağının damarları hasar gördü. Yaklaşık 30 yıl önce bu kazayla birlikte parmaklarını kullanamayan Ahmet Bakır, tesadüfen tanıştığı doktor sayesinde yeniden sağlığına kavuştu. Ahmet Bakır’ın parmaklarını kurtarmak için 4 kez ameliyata giren Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi Plastik, Rekonstrüktüf ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Nihat bu gibi hastalar üzerinde başarılı sonuçlar aldıklarını ifade ederek, “Bir imza için yanıma gelen Ahmet Bakır’ın parmaklarında hareket bozukluğu olduğunu fark ettim ve kendisine bunun ameliyatla normal haline getirebileceğimizi söyledim. Haberin Devamı…

Şehitkamil’de Bayanların Spor Salonlarına İlgisi Artıyor

0
BAYANLAR ŞEHİTKAMİL'DE SPOR MERKEZLERİNE KOŞUYOR (3)

Şehitkamil Belediyesi’nin ilçe genelinde açmış olduğu spor merkezlerine olan ilgi her geçen gün artıyor, 7 farklı tesiste uzman eğitmenler eşliğinde Step – Aerobik, Pilates, Fitness eğitimi alan bayanlar verilen hizmetten oldukça memnun kalıyorlar.

7 FARKLI MERKEZİMİZDE 600’ÜN ÜZERİNDE BAYAN SPOR EĞİTİM ALIYOR…

Şehitkamil Belediyesi topluma spor alışkanlıklarını kazandırmak ve 7’den 70 herkese spor yaptırabilmek adına hizmete açtığı bayan spor merkezlerinde kış aylarının başlaması ile birlikte büyük bir yoğunluk yaşanıyor. 7 farklı tesiste 600’ün üzerinde kişinin eğitim aldığı bayan spor merkezlerinde sportif eğitimin yanı sıra kursiyerlere düzenli beslenme, genel sağlık konuları hakkında da bilgiler veriliyor.

Haberin Devamı…

Kolay Hamile Kalmanın Yolları

0
hamile2

Kadının hamile kalmaya en elverişli olduğu dönemde, hiçbir sağlık sorunu olmayan çiftlerin bile sadece %15’i bebek sahibi olabiliyor. Yani çoğu zaman hamile kalmak çokta kolay bir iş değil ! Peki, kolaylaştırmak için yapılabilecek şeyler yok mu? Elbette var! İşte uzmanlardan öneriler;

Hamilelik Öncesi Muayene

Anne olmaya karar verildiğinde ilk yapılması gereken hamileliği takip etmesi istenilen doktorla temasa geçmek,randevu almak ve  muayeneye gitmektir.Bu ziyaret esnasında doktor,kişinin genel durumu hakkında bilgi sahibi olur ve yaşam tarzındaki bazı değişikliklerle ilgili plan yapar.

Haberin Devamı…

Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Uysal Konukoğlu Hastanesinde

0
ÖZEL SANİ KONUKOĞLU HASTANESİ - OPR. DR. ERDAL UYSAL

Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Erdal Uysal, Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde göreve başladı.

Genel Cerrahi Uzmanları Opr. Dr. Cahit Dinler, Opr. Dr. Hasan Bakır ve Opr. Dr. Ahmet Orhan Gürer’in görev yaptığı Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Genel Cerrahi Polikliniği’nde Opr. Dr. Erdal Uysal da hasta kabulüne başladı

Haberin Devamı…

Hastane Acilleri BBG Gibi Oldu

0
hastane-acilleri-bbg-gibi-oldu

Gaziantep Sağlık Müdürlüğünce yeni Komuta Kontrol Merkezi’nin tanıtımı yapıldı.

Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Yemliha Aksoy,yaptığı açıklamada, Türkiye’de ilk defa tüm kamu hastanelerinin acil bölümlerine kameralar yerleştirildiğini ve yine tüm acil ünitelerine IP telefonlar yerleştirilerek acil sağlık hizmetlerini verirken çalışanlar arasındaki koordinasyonun sağlandığını belirtti.

Sağlık Müdürlüğü 112 acil servis hizmetlerini yeni Kontrol Komuta Hizmet binası haziran ayından itibaren faaliyetlerinin devam ettiğini ifade eden Aksoy, İl Komuta Kontrol Merkezi’nin ve noktaların 24 saat kesintisiz hizmet verdiğini söyledi.

Yeni Kontrol Komuta Hizmet binası hakkında bilgi veren Aksoy, şöyle konuştu:

”Acil Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğü Gaziantep genelinde 1 komuta merkezi, 25 acil sağlık hizmetleri istasyonu, 33 acil yardım ambulansı ve 418 personel (doktor, acil tıp teknikeri, paramedik şoför) ile hizmet vermektedir. Şubemizde Komuta Kontrol Merkezi’nin organizasyonunda faaliyet gösteren istasyonlarımızda 24 saat çalışma esasına bağlı 1 ambulans, 1 şoför ve 2 sağlık personelinden oluşan ekipler görev yapmaktadır. Acil Sağlık Hizmetleri istasyonları A1, A2 diye sınıflandırılmaktadır. Bunlar arasındaki fark ekibin içinde doktor varsa A1 yoksa A2 tipidir. Gaziantep’te A1 tipi istasyonların sayısı ikisi Nurdağı ve Nizip ilçelerinde olmak üzere toplam 7′dir.”

Gaziantep’te Acil Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nün 2011 yılı içinde 44 bin 835 vakaya müdahale ettiğini ve bu vakaların yüzde 92′sine 0-10 dakika içinde ulaştıklarını vurgulayan Dr. Aksoy, şu bilgileri verdi:

”Bakanlığımızın da talimatlarıyla periferde Acil Sağlık Hizmetleri’nin daha seri ve çağrıya kısa zamanda ulaşabilmesi amacıyla Gaziantep’te yeni noktalar açılmaktadır. Hedefimiz Gaziantep’te en uzak yerden aldığımız bir çağrıya en geç 20 dakikada ulaşmaktır. Bu kurmuş olduğumuz hizmet 10 yıllık hizmet ihtiyacını karşılayacak potansiyeldedir.”
Gaziantep’te vakaların yüzde 93′üne 6 dakika içerisinde ulaşıldığına dikkat çeken Aksoy, şöyle devam etti:

”Gaziantep ilçelerindeki vakalara ise ilk yarım saat içerisinde ulaşılması hedeflenmektedir. Ancak biz bunu yeni açacağımız 12 yeni noktalarımız ile 20 dakikanın altına çekmeye çalışacağız. 112 acil servis hizmetlerimiz Gaziantep’te farklı bir hizmet daha sunacaktır. Öyle tahmin ediyoruz ki senenin sonuna doğru uçak ambulansımız da Gaziantep’e gelecek ve özellikle şehir dışı acil nakillerde acil nakillerde uçak ambulansımız hizmete girecektir. Bu da bizim için sevindirici bir durum. Türkiye’de şu an 4 uçak ambulansımız var. Bir tanesi de Gaziantep’te hizmet verecek.”

Opr. Dr. Ömer Lütfi Aksoy: “Varislerde Köpük ve Lazer Tedavisi Etkili Yöntemlerdir”

0
ÖZEL SANİ KONUKOĞLU HASTANESİ - VARİS TEDAVİSİNE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Ömer Lütfi Aksoy, varislerde köpük ve lazer tedavisinin etkili bir yöntem olduğunu söyledi.

Opr. Dr. Aksoy, Varis Tedavisine Güncel Yaklaşımlar konulu halka açık konferansında, varisin yüzeysel toplardamarların uzayıp büklümlü hale gelmesi olarak tanımlanabileceğini kaydetti.

Varislerin kılcal, retiküler, yüzeysel ana varisler, büyük toplardamar varisleri ve kombine varisler olarak sınıflandırıldığını belirten Opr. Dr. Aksoy, “Varisin oluşma nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, ailesel yatkınlık önemli bir faktördür. Hastaların önemli bir kısmının aile bireylerinde de varis vardır” dedi.

Öğretmenlerin, hemşirelerin, cerrahların, polislerin, diş hekimlerinin ve garsonların varis için risk altında olduğunu kaydeden Opr. Dr. Aksoy “Buna karşın ayakta çok durmalarına karşın baldır kaslarını çok sık kullanan sporcularda varis gelişme olasılığı azdır. Uzun süre oturarak çalışma az da olsa risk taşımaktadır. Hamilelerde de varis sıktır. Bunun nedeni erken dönemde değişen hormonal dengedir” diye konuştu.

TANI VE TEDAVİ
Çapı 1 mm civarında olan kılcal varislerin genelde görüntü bozukluğu dışında bir yakınmaya yol açmadığını, ancak çapı 3-4 mm üzerinde olan varislerde ise görüntü bozukluğuna ek olarak belirgin yakınmaların baş gösterdiğini vurgulayan Opr. Dr. Aksoy, şöyle devam etti:

“Uzun süre ayakta kalma sonrası bacakta ağrı, şişme, hassasiyet ve ağırlık hissi oluşabilir. Bu yakınmalar günün sonuna doğru çok belirgin hale gelir ve hastalar ayakkabılarının dar geldiğini tanımlar. Bayan hastalarda adet dönemlerinde yakınmalar belirgin olarak artar. Geç dönem varis hastalarında özellikle ayak bileği iç tarafında şişme ve siyaha yakın renk değişikliği başlar. Bu alan kaşıntılıdır ve ayakkabı vurması gibi küçük kaza ile yara açılabilir Tedavi çok güçtür. Açılan bu yaraların kapanması için uzun süren pansumanlar gerekir ve tedavi hayat boyunca süregelir.

Günümüzde en sık kullanılan tanı yöntemi Doppler Ultrasonografidir. Bu yöntemle gözle görülemeyen derin toplardamarlar incelenebilir ve kapak yetersizliği değerlendirilebilir. Yakınması az olan hastalar veya cerrahi riski yüksek olan hastalara varis çorabı önerilir. Bu çorabın varisten korunmak için de kullanılması uygundur. Ayrıca beraberinde verilecek bazı ilaçlar hastaların yakınmalarını hafifletebilir.”

TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Varis tedavi yöntemlerine de değinen Opr. Dr. Aksoy, son yıllarda 2 yöntemin ön planda olduğuna dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:

“Bunlar; enjeksiyon tedavisi ve lazer tedavisi. Sklerotarapiyi (sıvı ve köpük olmak üzere 2 farklı şekilde uygulanan enjeksiyon tedavisi) kılcal ve küçük çaptaki varislerin tedavisinde etkin olarak kullanmaktayız. Ayrıca cilt üzerindeki 4 mm den küçük çaplı yüzeysel varislere Nd Yag lazer uygulanarak tedavi edilebilmektedir. Yüzeysel toplardamarda ileri yetmezlik ve genişleme varsa endovenöz lazer veya radyofrekans tedavi uygulamaktayız. Bu sayede hastanede yatış gereksinimi olmadan hastalar normal yaşamlarına daha kısa sürede dönmektedir. Endovenöz lazer ve radyofrekans için hasta uygun değilse küçük kesilerle varislerin çıkarılması ya da stripping denilen metodla yüzeyel toplardamarın komple çıkarılması seçilen yöntemlerdir.”

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde bu tedavi yöntemlerinin etkin biçimde uygulandığını anımsatan Opr. Dr. Aksoy, sunumunun ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.

Kuduz Nedeniyle Bir Köy Karantinada

0
kuduz-nedeniyle-bir-koy-karantinada

Gaziantep’te, bir çocuğa saldıran köpek kuduz çıkınca, köy karantinaya alındı. Olayın yaşandığı eve yakın oturan 19 köylü, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı.

Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 20 gün önce Şahinbey İlçesine bağlı 100 hanelik Geneyik köyüne giden bir ailenin çocuğunu köpek ısırdı. Çocuğa kuduz aşısı yapıldıktan sonra durumu öğrenen sağlık ekipleri köye giderek köpekten örnek almak istedi. Ölen köpekten alınan örnekler, inceleme yapılmak üzere Adana’ya gönderildi. Önceki gün sonucu çıkan raporlarda köpeğin kuduz olduğu anlaşılınca, 500 nüfuslu köy karantinaya alındı. Köye tekrar gelen sağlık ekipleri, hemen bir sağlık taraması yaptı. Sağlık taraması sırasında köye gelen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ekipleri de başıboş köpekleri topladı. Bu sırada Şahinbey İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri de bir tabela hazırlayarak, köyde kuduz vakası olduğunu ve hayvan giriş çıkışının yapılmaması için uyarı yaptı. Sağlık ekipleri, olayın yaşandığı evde ve civardaki ev halkından 19 kişiyi tedbir amaçlı Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.

Öte yandan, tabelayı diken köy muhtarı Mehmet Korkmazlar, köyün karantinaya alındığını ifade ederek, “Misafirliğe gelen bir ailenin çocuğunu bir çoban köpeği tırmalamış. Daha sonra köpekten alınan örnek laboratuara gönderilmiş ve kuduz olduğu anlaşılmış. Bu nedenle köye gelen sağlık ekipleri tarama yaptı ve buranın karantinaya alınması gerektiğin söyledi. Bizde cami hoparlöründen anons yaparak vatandaşları uyardık. Bazı köylüler hastaneye gönderildi” dedi.

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde Yeni Bir Böbrek Nakli

0
İBRAHİM - NEBAHAT YILDIZ (1)

Cizre’de yaşayan İbrahim Yıldız, Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nde annesi Nebahat Yıldız’ın böbreğiyle hayata yeniden güvenle bakabiliyor.

Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Genel Müdürü Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Organ Nakli Merkezi’ni kurarken bölge insana çok faydalı bir hizmet daha sunacaklarını düşündüklerini, nakillerdeki başarı ve hastaların memnuniyetinin bu düşüncelerini doğruladığını söyledi.

Organ Nakli Merkezi Başkanı Doç. Dr. Necmettin Güvence ise Merkezin her geçen gün hizmet sınırlarını genişlettiğine dikkati çekerek, “Herkes İbrahim Yıldız kadar şanslı olmuyor. Organ bağışı konusunda halkımızdan duyarlılık bekliyoruz. Böbrek için nakil sırası bekleyen pek çok hasta var. Umarız bir gün onların da naklini gerçekleştirerek mutluluklarını paylaşırız” dedi.

8 yıl önce böbreklerinde taş olduğu belirlenen İbrahim Yıldız (27) o tarihte yapılan ameliyat sonrasında sağlığına kavuştu. Ancak, Yıldız’a 2 ay önce yüksek tansiyon teşhisi konuldu.

İbrahim Yıldız, Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Erkan Mahsereci’yle başvurduğunda iki böbreğinin birden iflas ettiğini öğrendi. Bunun üzerine acil bir şekilde Cizre’yi arayarak böbrek nakli için ailesinden yardım isteyen İbrahim Yıldız’a anne, babası, kardeşleri ve hamile eşi böbreğini vermek istedi.

HASTANIN MUTLULUĞU
Özellikle annesi Nebahat Yıldız’ın (51) aynı gün Cizre’den gelerek ‘böbreği ben vereceğim, kimseye gerek yok’ dediğini anlatan Yıldız, şöyle devam etti:

“Annem sanki düğüne gelir gibi geldi böbreğini vermeye. Annemle dokularım tutunca hemen hazırlıklara başladık ancak değerlerim düşük çıktı. Bu nedenle yaklaşık bir ay kadar haftada 3 gün 4’er saat diyalize girmem gerekti. Bu kısa zaman bile beni çok etkiledi. 6 kardeşiz. Annemin bu davranışı beni çok duygulandırdı. Ben de bir babayım ve iki çocuğum var. Annemin sayesinde artık çok daha iyi bir hayatım var.

Organ bağışının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bağışlanan her organ, bir hayat kurtarıyor. Şükürler olsun ki benim ailem yanımdaydı. Herkes bu kadar şanslı olmuyor. Doktorumuz Doç. Dr. Necmettin Güvence ve Organ nakli ekibi bizi evimizde hissettirmek için ellerinden gelen her şeyi yaptı. Beklediğimizin çok üstünde bir ilgiyle karşılaştık. Allah herkesten özellikle hastaneyi yaptıran ve işletenlerden razı olsun.”

Anne Nebahat Yıldız da olumun böbreğe ihtiyacı olduğunu duyduğu an hiç düşünmeden hemen Cizre’den geldiğini vurgulayarak “Ben varken hiç kimsenin kendini tehlikeye atmasına izin veremezdim. Allah’ın izniyle ikimizde sağlıklı bir şeklide ayağa kalktık. Umarız herkes biran önce şifa bulur” diye konuştu.

12

Kategoriler

Reklam

Google Reklamları

Weather forecast by WP Wunderground & Denver Snow Plowing